misa

Mayıs 19

ANCAK

Bakın yapmamız gereken sadece hazmetmeyi beklemek.Hali hazırda hayli yoğun insanlar olarak “o şeyleri” görmezden gelebilmek çok zor değil zaten.Bekleyin,öğütün ve kurtulun.

Belki ilerde bir gün,geriye baktığımızda her şeyi güzel hatırlama şansımız bile olabilir.Şimdi bu hüzne kendinizi bırakın ve tadını çıkarın,anıların silikleşmesinin dayanılmaz zevkini yaşayın.

Mayıs 15

Düşünüyordum

 Kafamdan saniyede milyar tane kelime geçiyordu.Bu,aynı anda milyar düşünce,yargı ve karar demekti.Aynı zamanda kararsızlık,zırvalık ve deli saçması anlamına da gelebilirdi.

 Düşünce ve zırvalık özyoğunluğu 1milyar/1saniye ile bulunur ve birimi ise BALONCUK’tur!

Gözlerimin önünde baloncuklar vardı.Her yerde ve her şeyde gibiydiler.Renkli ışıklar ve hafif bir baş dönmesi.

Sarhoş değildim.Bir sebep gerekirse,çok fazla şey düşünmekten sersemlemek denebilirdi.

-Balkondayım.Çocuklar ve sesleri çok sinir bozucu.

-Korna sesleri,çocuklar çok gürültücü.

-Arabalar var.İçlerinden birinde bir yerlere gidiyor ve evimin önünden geçiyor olabilir misin?

-Çocuklar sakinleşti.Anneleri çıktı.

-Napıyorsun?

-Artık tamamen sustular.

-Ne düşünüyorsun,tam olarak ne?!Bunu öyle merak ediyorum ki.

-Gitmek üzereler,kola alacaklarmış.Şimdi anneleri susmuyor.

-Nerdesin?

-Gittiler,artık hiç ses yok.Rüzgarı bile hissedemiyorum.

-Seni seviyorum.Kafamı karıştırıyorsun.

-Kafamı bulandırp her tarafı baloncuk yaptığın kadar çok acımıyor.

-Şu an yalnızım.Çocuklar?

-Seni sevdiğimi söylemekten nefret ediyorum,bunu düşünmekten.Fakat bunu hissetmek mükemmel bi’ his.

-Bak,belki de iki kez türev almalıyım,nerde hata yapıyorum?

-Bu yüzden konuşamam,konuşursam ağzımdan kaçar ya da sarılırız.Bilmem anlıyor musun?

                                                                                 05.09.2012

Mayıs 11

quote Her sabah uyandığımda hayata karışmak için özel bir çaba sarfediyorum.
Yüzüme taktığım maske mi gerçek, yoksa altında saklı olan ve benim “ben” demekten çekinmediğim varlık mı? Her şey sahte, gerçekten nasıl güldüğümü bile hatırlamıyorum. Yüzüm, gülüşüm, bakışlarım önceden tasarlanmış, dış dünyadan korunmak için bir kabuk gibi kullanıyorum onları. Sesime bile dayanmam mümkün değil, var olmak istiyorum ama varlığımın bedenimde bir basamak daha yükselemeyeceğini, öne çıkamayacağını biliyorum.
Kendimi gerçekleştirmek yerine gerçekmişim gibi davranarak devam edemem. En iyisi susmak ve dinlemek, belki gerçekten dinlemeyi başarabilirsem –insanların asla yapmadığı gibi- başkalarının maskesini düşürebilirim, bir an bile olsa samimiyet ve masumiyet görmek için maskemin dilini kesebilirim.
Sustum artık, sadece dinliyorum, başkasını canlandırmaktan vazgeçtim, bana önce kendinizi, sonra da beni verin

— Ingmar Bergman/Persona (1966)
Şub 07

siyahzenci:

para nerde?..

Şub 01

quote Bir kişide yaşadığınız hayal kırıklığı, o kişinin karakteridir. Geriye kalansa sizsiniz. Özlemleriniz ve yanılsamalarınız.

Şub 01

An’a bakıyor.Birini kırıp dökmemiz bir kalp atış süresinden birkaç saniye fazladır.

Çok sevdiğiniz birini belki de daha kısa.

Hiç istemezdim.Gerçekten dönüp baktığımda bu sabaha,geçen aya,geçen yıla,geçen yaşlarıma.

Bakın her şeyin telafisini yapabilirsiniz.Kolunuz kopsa yerine dikersiniz,eviniz yansa yerini yaparsınız.Tüm bir yıl düzenli not tuttuğunuz defterinizi kaybettiğinizde bile telafisini yapabilirsiniz(!)

Ama birini kırdığınızda..hayır.Parça parça uzaklaştığınızı,küçükten küçükten her seferinde biraz daha şiddetli eksildiğinizi,o insanı artık anlayamadığınızı fark edersiniz.Kırmak,kırılmak bunlar zor elbet.Fakat kaybetmek,kaybedilmek bunları ufacıktan bir zor’a sığdırmak insafsızlık olur.

Kimse bilerek yapmaz tabi,biliyoruz canım geçiniz.

Her neyse,umarım abartıyorumdur.Babalarınızı seviniz,vaktiniz varken çok seviniz.

Şub 01
afilimeczup:

”dehalar yalnız kaldığında birbirine sığınır.”

afilimeczup:

”dehalar yalnız kaldığında birbirine sığınır.”

Oc 30
Oc 30

Uzun süredir şu şarkıdayız.

Oc 30

Bir şeylerden bahsetmek istiyorum.Bahsini açmak dahi yanlış olsa da,bunu artık yapmam gerektiğini hissediyorum.İnsan hissediyor,çok şey hissedebiliyor.Bunu fiziksel olarak açıklamak zor çünkü hangi bilim açıklar kalbin son hızla parçalanırken hiçbir şey olmamışçasına yemek yemeyi,konuşmayı,nefes almayı bilemiyorum.Hiçbiri açıklayamaz dostlarım.Hawking bir yerlerde hata yapmış,hepimizi kandırmış.

Sevmek o kadar basit bir kelime değil.Allah gibi sevdim,yemin ederim ki sevdim.Pekala,mutsuz muyum?Evet,şüphesiz.Zaten topu topu kaç kez çok mutlu oldum hatırlamıyorum.Mutlak değerce çok fazla üzüldüm.

Kırıldım,daha da kırılırım.

Belirli kalıplara koymaya çalışıyoruz yaşadıklarımızı,insanlara yukarıdan aşağıdan yorumlar yapıyoruz.Dipteki adam yukarıdan bakan kafaları dert etmiyor dostlarım,o nasıl çıkacağını düşünüyor.Kalıbını mantıkla sıvamaya çalışıyor.Onu her gördüğünde sıklaşan nefesini kontrol etme egzersizleri yapıyor.Dayanıksızlığına küfürler ediyor,özlediklerini bastırıyor,bastırdıkça acıyan kırılan kemiklerinin kaynaşmasını bekliyor.

Bakın,bu adam buradan çıktığında hepinizin ağzını yüzünü dağıtma potansiyeline sahip.Çekin meraklı kafalarınızı,mutsuzluğumu yaşamama izin verin. Çünkü ben sürekli “mutluyum,iyiyim” demekten öyle yoruldum ki birgün bir yerde kıçımın üstünde ağlamaya başlayıp susamamaktan korkuyorum.

Güzel adamı çok seviyorum.(artık iyelik eklerini kullanmıyorum)

Sevdiğiniz adamlar,kadınlar için hüzün yaşamaktan çekinmeyin,bu sizi güçsüz kılmaz.Bu sizi deneyimli ve kaslı yapar.İnanın daha güçlü kollarla sarılırsınız hayata.

Şimdi rica ediyorum defolun,bunu yaşamama izin verin.